Modafen
Yelken
"Deniz ve Çocuk" adlı dergide "ülkemizde yelken eğitimini seçmeli ders olarak müfredatına alan ilk ilköğretim okulu" olarak tanımlanan Modafen'imiz, bir eğitim ve öğretim yılının daha sonuna yaklaşırken, yelkene çıkan öğrencilerimiz de artık geri dönerek demir atıp iskeleye aborda olmaya hazırlanıyorlar.
Cuma günleri öğleden sonra gerçekleşen yelken dersine katılan, yaşları 10 ile 13 arasında değişen öğrencilerimiz, iki tekne ve iki eğitmen ile her hafta denize açıldılar.Her geçen gün daha büyük heyecan ve istek ile bağlandılar yelkene.
Su sporlarıyla ilgilenenlerin de hep dediği gibi, deniz çok başka bir enerji katar insanların hayatına. Sadece varlığı bile bir şehri canlandırmaya, ferahlatmaya yeter. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz, henüz bu durumu tam olarak değerlendirecek yapıda olmasa da, yavaş yavaş bu konumun sağladığı avantajlardan yararlanma çalışmalarına başladığımızı düşünüyoruz. Belki Türkiye'de doğup büyüyenler için deniz olağan bir coğrafi yapı sadece. O kadar büyük bir alanın sadece su ile kaplanması, o denizin bir çarşaf gibi altındaki yaşamı kapsaması, koruması...
Bunlar belki de doğal gözüküyor birçoğumuzun gözüne. Ama hiç kar görmemiş insanlar olduğu gibi,
denizle hiç tanışmadan yaşamlarını sürdürenlerle dolu hayat. Yurtdışından şından ülkemizi ziyaret edenler bu güzelliği o kadar bariz fark ediyorlar ki, onlar için Türkiye’nin doğası sıradışı, görkemli ve hatta mucizevi. Hele İstanbul’da yaşayanlar denize kıyısı olmayan bir şehre gittiklerinde hemen hissederler Boğaz’ın yokluğunu. İnsanlar üzerinde de pozitif bir etkisi vardır çünkü bu kocaman su birikintilerinin.
Denizin, ara sıra turkuvaza kaçan bazen de gökyüzünü çağrıştıran mavi renginin kan basıncımızı ve nabız oranımızı yavaşlattığı öne sürülür. Hatta zihinsel sakinlik ve duygusal denge için çocuklarla ilgili birçok alanda da deniz mavisi kullanılmıştır. Endişelerimizi, kaygılarımızı, stresimizi alır götürür bizden. Düşüncelerimizi toparlamak ve meditasyon haline geçmek için bile kendimizi sakin bir deniz kenarında düşünmemiz önerilir. Henüz ortaokulda iken denizle yakından tanışma fırsatı bulup, onun ritmine ayak uydurmayı öğrenme şansı yakalamaktan daha güzel ne olabilir ki... Serdar Ünsel’in düşüncesi de bu yönde olsa gerek, çünkü yıllardır yelken eğitimi veren tecrübeli eğitmenimiz her hafta Modafen’li öğrencilerimiz ile çalışmaktan çok mutlu.
Kısaca Serdar Ünsel
Serdar Ünsel’i sporcu kimliği altındakısaca tanıtmak gerekirse, yelkene küçük yaşlarda başlamış, çeşitli sınıflarda başarılı dereceler kazanmış ve halen Fenerbahçe Kulübü adına yarışan bir sporcu ve eğitmendir diyebiliriz Serdar Hoca için. Eski ve yeni yelken federasyonlarının tanıdığı ve görev verdiği Ünsel, Marmara Yelken ve Kalamış Yelken kulüplerinde de her yaştan insanlara profesyonel anlamda eğitim sağlamıştır.
İstanbul’da, masmavi Marmara denizinin ortasında uygulanan yelken derslerini ve Serdar Ünsel’in verdiği eğitimi daha yakından incelemek ve takip etmek isteyenlere, kendisi ile yaptığımız kısa röportajdan soru-cevaplar:
Genel olarak bu spora başlamak için kaç yaşında ve ne gibi özelliklere sahip olmak gerekir? Bu spor herkese uygun mudur veya bu sporda başarılı olmak için neler gerekir?
Yelken sporuna en ideal başlama yaşları 8 veya 9’dur. Daha erken başlamada çocuk, sert hava koşullarından olumsuz etkilenip gereksiz bir korkuya kapılabilir. Yüzme bilmek ön şarttır. Bunun dışında içinde deniz sevgisi ve yelken hevesi olan herkes bu sporu öğrenebilir ve bu spor dalında başarı gösterebilir.
Modafen’lilerin normal bir yelken dersi nasıl geçiyor?
Hepimizin bildiği gibi eğitim sistemimiz yoğun ve oldukça tempolu geçiyor. Ben iki saatin öncelikle eğlenceli ve keyifli geçmesini ve çocuklarımızın çok az alabildikleri temiz havayı derinlemesine
solumalarını sağlıyorum. Yelken öğrenmek zor değil, önemli olan bu sporu hayatlarında fırsat buldukça kullanmaları ve vazgeçmemeleri… Eğitim zamanımızı verimli ve eğlenceli geçirmemiz sayesinde cocuklarımızın yelken sporunu sevdiklerini ve böylece daha kolay öğrendiklerini düşünüyorum.
Modafen’lilerin yelken öğrenirken en sevdikleri şeyler neler?
Çocukların en sevdiği şeyler, tekneye gelirken yol üstündeki bir marketten yapılan alışveriş, “Serdar ağabey, bugün ana yelkeni basıyor muyuz?!” diye
sormak, adalara ya da Ayasofya, Topkapı Sarayı’na doğru yelken yapmak, Meksika dalgası ve birbirleriyle şakalaşmak. En sevmedikleri şey ise karaya yaklaşmak. Gördüğüm kadarıyla dersin bitmesi hiçbiri için sevindirici olmuyor.
Yelkenin kişiye faydaları nelerdir? Çocuklarda fiziki ve ruhsal nasıl gelismeler sağlıyor?
Yelkenin çocuklara kattıkları saymakla bitmez. Fakat bunların en önemlileri arasında sıhhatli bir beden ve ruh sağlığı, çabuk ve doğru düşünebilme yeteneği, hızlı karar verebilme becerisi, ihtimal hesaplama kabiliyeti, sağduyunun gelişmesi, ekip çalışmasi ve takımdaşlık, yardımlaşma şuuru, güçlü ve doğru iletişim yeteneği, her türlü şarta alışma, ayak uydurabilme ve zorlukları yenebilme gibi bir çocugun gelişiminde büyük yer kaplayan özellikleri sayabiliriz.
Modafen’lilerin Serdar Hoca ile aldıkları yelken dersleri diğerlerinden neden ve nasıl farklılık gösteriyor?
Serdar Ünsel ile eğitimin farkını şöyle listeleyebilirim: Çok az kişide bulunan “her gün artan yelken sevgisi”nin “çocuk sevgisi” ile birleşmesinden doğan sinerji, severek yapılan bir işin çocuklar üzerindeki olumlu etkisi, yılların tecrübesine sahip olmasının yanı sıra bir velinin ne istediğini bilen bir eğitmen ile çalışma fırsatı ve önümüzdeki dönemlerde daha da çok beraber olmayı umduğumuz “peer”ımızın çocuklara bu teknik dili Almanca ve İngilizce olarak aktarması. Ben de bütün samimiyetimle bu kadar özel talebeleri bir çatı altında toplamayı başarmasından dolayı Fatih Hoca ve takım arkadaşlarını kutlar, şu ana kadar sadece konuşulup hayal edilmiş bu uygulamayı Türkiye’de ilk defa gerçekleştirme cesaretini gösterdikleri için onları tebrik ederim.